Buca Cezaevi arazisi için hazırlanan plan yargıya taşındı

Buca Cezaevi arazisi için hazırlanan plan yargıya taşındı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Buca Cezaevi’nin yıkılmasıyla boşalan araziyi yapılaşmaya açacak düzenlemenin iptali için yargıya başvurdu. Dava dilekçesinde cezaevi arazisini içeren parsellerin “Rezerv Yapı Alanı” olarak ilan edilmesinin Buca’daki nüfus ve yapı yoğunluğunu artıracağı belirtilerek, hukuka, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu gibi gerekçelerle söz konusu işlemin iptali istendi. 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in Buca Cezaevi arazisinin yeşil alan olarak kente kazandırılması için birçok kez yinelediği çağrılara rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın söz konusu araziyi yapılaşmaya açacak bir düzenlemeye gitmesi yargıya taşındı. Bakanlığın cezaevinin yıkılmasının ardından ortaya çıkan araziyi “Rezerv Yapı Alanı” olarak belirlemesine ilişkin işlemin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir 6. İdare Mahkemesi’nde dava açıldı. 
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı davada şu gerekçeler ileri sürüldü:

Resmi Gazete’de yayımlanmadı
Dava konusu edilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 24.08.2020 gün ve 163086 sayılı Makam Olur’u İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tebliğ edilmedi, Resmi Gazete’de yayımlanmadı, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde duyurulmadı. 

Teknik ve bilimsel gerekçe yok
Bakanlık tarafından 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nde yer alan hüküm gereği, herhangi bir veriye dayanmadan, tespit gerekçe raporu düzenlenmeden yapılan “Rezerv Yapı Alanı” belirlemesinin hukuka aykırı olduğu belirtildi. 
Ayrıca yürürlükteki imar planlarına göre yapılaşması mümkün olan söz konusu alanın,  yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere rezerv yapı alanı olarak belirlenmesini gerektirecek herhangi bir teknik ve bilimsel bir gerekçe bulunmadığı ifade edildi.

Yoğunluk artışına değil, nitelikli kentsel yaşam alanına ihtiyaç var
Davanın gerekçelerinde rezerv yapı alanı olarak belirlenen bölgenin, konut artı ticaret yoğunluklu bir alana değil, jeolojik-jeoteknik etütlere uygun olarak mevcut yapılaşmaya yön verilmesi ve yol, yeşil alan, sosyal kültürel alanlar, meydan ve benzeri kamusal alanların arttığı nitelikli bir kentsel yaşam alanına ihtiyacı olduğunun altı çizildi. 

Hukuka, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı
Davanın gerekçeleri sıralanırken, yapı ve nüfus yoğunluğu çok yüksek kentsel yerleşik alanlarda kamuya ait parsel veya alanların ”Rezerv Yapı Alanı” olarak belirlenmesinin, bölgenin ihtiyacı olan sosyal ve teknik altyapı alanlarını azaltıcı nitelikte plan değişiklikleri yapılmasına neden olacağı belirtildi. Bu tür alanlarda ”Rezerv Yapı Alanı” belirlenmesinin kamu yararı içermediği vurgulanarak dava konusu işlemin hukuka, kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına aykırı olduğu ve bu nedenle iptaline karar verilmesi istendi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi de yeni plan hazırladı
Buca Cezaevi’nin yıkılmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce hazırlanan, arazinin rekreasyon ve otopark alanı olarak düzenlenmesini içeren nazım imar planları Ekim ayı meclisinde kabul edilmişti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Hepimiz İzmirliyiz ve İzmir’e sahip çıkmaya çalışıyoruz. Biz Büyükşehir Meclisi olarak hukuktan önce hukukun da temeli olan kamu vicdanıyla hareket ediyoruz.  Ve kamu vicdanı bize burayı bu şehre bir yeşil alan olarak kazandırmayı öngörüyor. Kamu vicdanı bunu söylüyor. Kamu vicdanı sahibi hiçbir kimse burada yeşil olmasın diyemez” şeklinde konuşmuştu.

Güncel