İKV’nin 60’ıncı Genel Kurulu yapıldı

İKV’nin 60’ıncı Genel Kurulu yapıldı

17.08.2022 / İstanbul

İktisadi Kalkınma Vakfı’nın (İKV) 60’ıncı Genel Kurulu, vakfın kurucu ve mütevelli kurum başkanları, destekçi kurum temsilcileri ve delegelerin katılımıyla gerçekleştirildi.​

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İstanbul Hizmet
Binası’nda düzenlenen genel kurulun açılış konuşmaları TOBB Başkan Yardımcısı
ve İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz, İstanbul Ticaret Odası
(İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkan Yardımcısı
Sadık Ayhan Saruhan ve İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu tarafından yapıldı.

Kopuz, buradaki konuşmasında, Avrupa Birliği ile ilişkilerin
Türkiye’nin modernleşme ve zenginleşme süreci için son derece önemli olduğunu
belirterek, TOBB olarak kendilerinin bu nedenle AB ile ilişkileri daima
önceliklerinin başında tuttuklarını söyledi.

Gümrük Birliği’nin Türkiye’nin üretim kapasitesinin dönüşümü
için en önemli araç olduğunu belirten Kopuz, “Katılım müzakereleri
Türkiye’nin dönüşüm sürecini daha da genişleterek derinleştirmiştir. Son
yıllarda katılım süreci durdu. Türk iş dünyası olarak bu durumdan mutlu değiliz.
Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu mevcut sorunları göz önünde tutarsak,
ilişkileri canlandırma ihtiyacımız bariz şekilde ortadadır.” diye konuştu.

Kopuz, başta enerji güvenliği olmak üzere, gıda güvenliği
gibi stratejik önemi olan konuların Türkiye-AB ortak çalışma alanına dahil
edilmesi gerektiğini ifade ederek, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümün bir başka
önemli iş birliği alanı olması gerektiğini vurguladı.

Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun Türk ve AB iş dünyası
için ciddi katkılar sağlayacağına işaret eden Kopuz, “Esasen, biz yeşil
dönüşü-dijital dönüşüm ve Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu birlikte
düşünüyoruz. Bu açıdan Türkiye Yatırım Platformu mekanizmasının çok önemli
olduğunu düşünüyorum. Bir an önce işlevsel hale gelmesini istiyoruz.”
ifadelerini kullandı.

– “AB tam üyelik
hedefine ulaşmak için çalışıyoruz”

 

İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da Türkiye’nin batı ve doğuyu
birbirine bağlayan konumu, rekabetçi sanayisi girift uluslararası ilişkileri,
dinamik nüfusu ve doğal kaynakları ile yeşil ve dijital dönüşümün ön saflarında
yer alabilecek bir ülke olduğunu söyledi.

İkiz dönüşüm olarak adlandırdıkları yeşil ve dijital dönüşüm
sürecinde Türkiye’nin AB ile ilişkileri ve Avrupa pazarındaki konumunun büyük
rol oynadığına işaret eden Zeytinoğlu, değer zincirleri yeniden yapılanırken,
üretim, dağıtım ve tüketim yöntemlerinin yenilendiğine dikkati çekti.

Zeytinoğlu, küresel ekonomi ve ticaret kurallarının yeniden
yazıldığını ifade ederek, “Türkiye için yeniden yapılanan dünya
ekonomisinde ön plana çıkmak için, avantajlarını kazanıma dönüştürmek önemli.
Eğitime ve AR-GE’ye yatırımlarımızı yükselterek, ihracatımızda katma değeri
yüksek ileri teknoloji ürünlerinin payını artırmak gerekiyor.” ifadesini
kullandı.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynakları ve
sürdürülebilir üretim açısından önemli artıları ve potansiyeli olan bir ülke
olduğuna dikkati çeken Zeytinoğlu, “Bu durum bizim için bir avantaj ve
Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Yeşil Mutabakat’a uyum sağlanması ile daha
da geliştirilmesi mümkün olabilecek. Özellikle yeşil ve dijital sektörlere
uluslararası yatırım çekebilmek için yatırım iklimini iyileştirmek büyük önem
taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Zeytinoğlu, İKV’nin kuruluş amaçları ile uyumlu olarak AB
ile ilişkileri geliştirmek ve AB tam üyelik hedefine ulaşmak için çalışmaya
devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Son birkaç yılda AB’nin genişleme süreci durma
noktasına gelmişti. Sadece Türkiye için değil Balkanlardaki aday ve potansiyel
aday ülkeler için de süreç ilerlemiyordu. Ancak Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı
ile dengeler değişmeye başladı. Uzun süredir beklemede olan Arnavutluk ve Kuzey
Makedonya ile katılım müzakereleri başladı. Yani AB genişleme süreci yeniden
hareketlenirken, AB’nin doğu ve güneydoğudaki sınırlarında bir değişim
beklenmektedir. Türkiye açısından bu durum önem taşıyor.

Çünkü bugüne kadar Türkiye’nin üyeliği için öne sürülen ‘Artık AB genişlemesi durdu. AB Türkiye gibi bir ülkeyi içine alamaz’ gibi
savlar geçersiz hale geldi. Değişen Avrupa mimarisinde kuşkusuz ki Türkiye’nin
de önemli bir yeri olacaktır. Türkiye’nin AB başta olmak üzere tüm Avrupa
kurumlarında karar alma hakkına sahip olması büyük önem taşıyor. Bu süreçte
Türkiye’nin iç yapısını, hukuk sistemini, demokrasisini ve ekonomisini
güçlendirmesi, modernize etmesi ve reforme etmesi bu gelişmelerde daha fazla söz
sahibi olmasını sağlayacak.”

– “Gümrük
Birliği revize edilmeli”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç de Avrupa’nın istikrarı, barış ve
güvenliğiyle ekonomik refahını geliştirilmesinin ancak Türkiye gibi güçlü
ülkelerle sıkı ilişkiler kurmaları halinde olabileceğini söyledi.

Türkiye’nin jeostratejik konumu, dinamik yapısı, güçlü
potansiyeli ile Avrupa Birliği’ni büyüteceğini ifade eden Avdagiç, şöyle devam
etti:

“Türkiye, Avrupa Birliği’ni sembolik bir organizasyon
olmanın çok ötesinde taşıma potansiyeline sahiptir. Türkiye’nin olmadığı bir
Avrupa Birliği denklemi Avrupa için Rusya Ukrayna Savaşı’nda da görüldüğü üzere
tehlikeler ve belirsizliklerle dolu olacaktır. İşte içinde bulunduğumuz bu
siyasi konjonktür Türkiye’nin tam üyeliğinin önemini bir kez daha bize gösterdi.
Türkiye’nin Avrupa ile kader birliği, Avrupa Birliği ile müzakere sürecimizi
tıkamaya çalışan ülkelerin sığ çıkarlarından daha büyüktür.”

İSO Başkan Yardımcısı Sadık Ayhan Saruhan ise, “Avrupa
Birliği en büyük ihracat pazarımız olmakla birlikte halen Avrupa’nın
ithalatından yalnızca yüzde 3,7 pay aldığımız göz önünde bulundurulduğunda, AB
pazarından hak ettiğimiz payı almamız için AB ile sürdürülebilir, takvimi ve
kesin sonuçları olan samimi bir ilişkiyi yeniden tarif etmemiz ve
belirsizlikleri ortadan kaldırmamızın büyük önem taşıdığını belirtmek
istiyorum. Bu bağlamda Gümrük Birliği’nin revize edilerek kapsamının değişen
koşullara uygun olarak düzenlenmesi çalışmaları en kısa sürede
sonuçlanmalıdır.” diye konuştu.

Kaynak

EKONOMİ